- Açıklama
Eğitim Reformu Girişimi (ERG), 2003 yılından beri Türkiye’de çocuğun ve toplumun gelişimi için eğitimde yapısal dönüşüme nitelikli veri, yapıcı diyalog ve farklı görüşlerden ortak akıl oluşturarak katkı yapıyor ve tüm çocukların nitelikli eğitim hakkını savunuyor. Bu kapsamda ERG; milletvekilleri tarafından verilen meclis araştırma önergesi tekliflerini, Millî Eğitim Bakanı’na yöneltilen yazılı soru önergelerini ve TBMM Genel Kurulu birleşimlerinde eğitim hakkına dair gündeme getirilen hususları, haftalık olarak takip ediyor, arşivliyor ve değerlendiriyor. İzleme çalışmamızın, ortak akılla erişilen çözümlerin hayata geçirilmesi için gereken siyasi iradenin oluşmasına ve eğitim politikalarını iyileştirecek diğer adımların atılmasına katkıda bulunmasını umuyoruz.
28. Yasama Dönemi’nde, 1 Şubat-13 Haziran tarihi itibarıyla eğitim hakkına ilişkin 36 meclis araştırması önergesi, 154 yazılı soru önergesi verildi. Millî Eğitim Bakanı’na yöneltilen yazılı soru önergelerinden;
- 57’sinin 15 günlük cevaplanma süresi devam ediyor,
- 68’inin cevaplanma süresi geçtiği için “cevaplanmadığı gelen kağıtlarda ilan edilmiş”,
- 7’si cevaplanmış ve 34’ü süresi geçtikten sonra cevaplanmış olarak
TBMM sistemine yüklenmiş durumda.
Geçtiğimiz dört ay süresince araştırma ve soru önergeleriyle TBMM Genel Kurulu birleşimlerinde öne çıkan konular aşağıdaki gibidir:
Geçtiğimiz nisan ayının sonunda askıya çıkan ve ardından TTKB tarafından onaylanan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne yönelik 1 adet yazılı soru önergesi ve 3 adet meclis araştırma önergesi verildi. Bakanlığa yöneltilen soru önergesinde, öğretim programlarının kimler tarafından hazırlandığının, hazırlanırken Bakanlığın hangi birimlerinin görev aldığının, görev alan kişilerin uzmanlığının, birlikte çalışılan STK’ların ve bu kurum, kuruluş ve kişilerin seçilme kriterlerinin şeffaf bir biçimde kamuoyuyla paylaşılması talep edilmektedir.
Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) Projesi kapsamında okullarda gerçekleştirilen faaliyetlere ve atanan din görevlilerine yönelik 6 soru önergesi verildi. Bakanlık, ÇEDES projesinin bir din eğitimi, öğretimi programı olmadığını belirtirken; öğretim programında yer alan kök değer edindirme etkinliklerinin veli izni dahilinde gerçekleşen, proje paydaşı olan kurum görevlilerinin destek verdiği okul dışı bir kulüp çalışması olduğunu vurguluyor. Ancak, uygulama kapsamında bir ortaokulda açılan Kur’an kursu sınıfı, ‘sabır’ temasını işlemek üzere okulun bahçesine kurulan maket mezar ve öğrencilerin Kabe maketi etrafında tavaf ettirilmesi gibi uygulamalar, her ne kadar Bakanlık tarafından ‘münferit’ uygulamalar olarak gösterilse de, projenin çocuğun iyi olma hâli ve kapsayıcılık prensipleri etrafında tartışılmasını gerekli hâle getiriyor.
Bakanlığın çeşitli kurum, kuruluş ve STK’larla imzalamış olduğu protokollere yönelik 9 soru önergesi verildi. Önergeler, MEB’in gerçekleştirdiği protokollerin kapsamını ve amacını öğrenmeyi hedefliyor. Bakanlık yanıtlarında yapılan protokollerin sayısına yer veriliyor. 2023 yılı itibarıyla, Bakanlık bünyesinde 2 bin 709 adet protokol bulunuyor. Bu protokollerin bin 167’si resmî kurum ve kuruluşlarla; 556’sı ise sivil toplum kuruluşlarıyla yapıldı.
Anadilde eğitim hakkına yönelik 6 adet soru önergesi verildi. Bakanlığın vermiş olduğu cevapta anadilde eğitim verilmesine yönelik çalışmaların yapılması, Anayasa’nın “II. Eğitim ve öğretim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. Maddesinde yer alan “Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez.” hükmü sebep gösterilerek reddediliyor. 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin Yaşayan Diller ve Lehçeler seçmeli dersi kapsamında Kürtçe (Kurmancca ve Zazaca), Lazca, Boşnakça, Arnavutça, Gürcüce derslerini seçebildiği belirtiliyor. MEBBİS kayıtlarına göre 2023-24 eğitim-öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı eğitim kurumlarında Yaşayan Diller ve Lehçeler alanında görev yapan mevcut öğretmen sayısı ise 135’tir.
Çocuk işçiliği, mesleki eğitim merkezlerindeki sorunlar, 2023-24 eğitim-öğretim yılının ilk altı ayında, MESEM’lerle bağlantılı olarak sekiz çocuğun hayatını kaybetmesiyle gündeme geldi. Geçtiğimiz dört ay içerisinde, konuyla ilgili 8 adet soru önergesi verildi. Bakanlık, önergelere verdiği cevaplarda, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun “Denetleme ve ceza” başlıklı 41. Maddesine istinaden aday çırak, çırak ve kalfaların eğitim aldığı işin koşullarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca denetlendiği, denetimle ilgili raporların ise valilikçe değerlendirildiği belirtilmiştir. Yönetmelik hükümlerine göre, öğrenciler, usta öğretici gözetiminde ve bir program dahilinde beceri eğitimi alıyor. Beceri eğitimlerinin, koordinatör öğretmenler tarafından düzenli olarak kontrol edildiği belirtiliyor. Bakanlığın, 02.02.2024 tarihinde 81 il valiliğine göndermiş olduğu genelde iş yerlerinin beceri eğitimi için öğrenci göndermeye uygun olup olmadığının ilgili komisyonlar tarafından yeniden kontrol edilmesi ve uygun şartları sağlamayan iş yerlerine beceri eğitimi için öğrenci gönderilmemesi talimatı verildi.
- Mesleki eğitim merkezi programında: 14-22 yaş arası 108 bin 104 kadın, 359 bin 740 erkek öğrenci bulunuyor.
- Kaza ve can kayıplarının meydana geldiği işyerlerinin sektörleri; inşaat, metal, ağaç işleri, motor ve makine ağırlıklıdır. Kaza geçiren 316 erkek, 20 kadın olmak üzere toplam 336 öğrencidir.
- 9, 10, 11’nci sınıflarda toplam 357 bin 824 çırak öğrenci, 12’nci sınıfta 72 bin 697 kalfa öğrenci, 6 bin 880 Diploma Telafi Programı Öğrencisi, 640 bin 915 Ustalık Telafi Programı Öğrencisi ve bu bölümlerin içinde 18 bin 801 yabancı uyruklu öğrenci bulunuyor.
Araştırma ve soru önergeleri ile TBMM Genel Kurulu birleşimlerinde öne çıkan diğer konular:
- Öğretmen atamaları, mülakatların kaldırılması sözü
- Rehberlik ve psikolojik danışmanlık öğretmenliği atamaları
- Özel öğretim kurumları ücretleri ve öğretmenlerin özlük ve mali hakları
- Deprem bölgesinde eğitim süreçleri ve ülke genelinde okulların depreme dayanıklılığı
- Köy okullarının kapatılması veya ihtiyaçları
- İkili eğitim, taşımalı eğitim sorunları
- Kız çocukların okullulaşması
- Engelli çocukların kaynaştırma ve bütünleştirme eğitimi
- Çocuk yoksulluğu
- Mülteci çocukların eğitim sistemine entegrasyonu
Bu İçerikler İlginizi Çekebilir