Çalışmalar

Yayınlar
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur
Yazılar
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur
Videolar
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur
Projeler
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur
ERG Sözlük
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur

Haberler

Duyurular
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur
Açıklamalar
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur
Röportajlar
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur
E-Bültenler
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur

Kurumsal

Hakkımızda
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur
Ekip
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur
Yönetim Kurulu
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur
Faaliyet Raporları
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur
Basın
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur

Daha Fazla...

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Yazı
Projeler
Haberler
Yayınlar
Videolar
Kategori
Arka Plan
Dünyadaşlık Yazıları
Eğitimde Din ve İnanç Özgürlüğü
ERG Blog
Etraflıca
Özel Sayfalar
Türkiye'de Koronavirüsün Eğitime Etkileri
Uzun Hikâye

Çocuk Odaklı Şehir Haritası: İstanbul’da Mekânsal Verilerle Eşitsizlikleri Görünür Kılmak

Ekin Gamze Gencer
Kentin hangi bölgelerinde çocuk nüfusu yoğunlaşıyor, çocuklar yaş gruplarına göre nasıl dağılıyor? Kentin hangi bölgesinde, hangi eğitim hizmetleri veriliyor? Bu hizmetler, eşitsizlikleri azaltıyor mu yoksa derinleştiriyor mu? Suna’nın Kızları Araştırma Destek Topluluğu, çocukların bütünsel gelişimlerini destekleyici hizmet ve müdahalelerin etkin bir şekilde kurgulanabilmesi için Çocuk Odaklı Şehir dijital platformunu kurdu. Platformdaki haritalar sayesinde başta eğitim olmak üzere çocuklara yönelik hizmetlerin mahalle ölçeğinde ihtiyaçlarla ne kadar örtüştüğünü incelemek mümkün.

2023-24 eğitim-öğretim yılında İstanbul’da yükseköğretim öncesi kademelerde eğitim gören öğrenci sayısı bir önceki seneye göre yaklaşık yüzde 7 azalarak toplam 3 milyon 329 bin 27 oldu; bu çocukların yüzde 49’u kız, yüzde 51’i oğlan çocuklardı. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) istatistiklerini kullanarak yapabildiğimiz bu analiz yıldan yıla değişimi anlamak açısından son derece değerli. Öte yandan, bu ölçek ve detaydaki istatistikler bu çocukların kim olduğuna dair bir fikir vermiyor; politika yapımı, strateji planlaması ve hizmet sunumu için yeterince yol gösterici olmuyor. Her şehirde olduğu gibi İstanbul’da da farklı özelliklere sahip gruplar farklı bölgelerde yoğunlaşıyorlar. Şehirdeki okul ya da öğrenci sayısı gibi veriler mekânsallaştırılmadığında, o şehirde hangi çocukların eğitime eriştiğine dolayısıyla da eğitimde eşitsizliğe dair derinlikli yorum yapmak mümkün olmuyor. Çocuk Odaklı Şehir Platformu, çocuğa dair kamuoyuna açık verileri mekânsal olarak anlaşılabilir ve kullanılabilir hâle getirme fikriyle ortaya çıktı.

Çocuk Odaklı Şehir Platformu’nu, Suna’nın Kızları’nın kolektif etki inisiyatifi bünyesinde oluşturulan topluluklardan biri olan Araştırma Destek Topluluğu hayata geçirdi. Topluluk üyelerinden Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV), platformun veri derleme ve analiz süreçlerini gerçekleştirdi. İhtiyaç Haritası ise coğrafi veritabanının ve teknolojik altyapının oluşturulmasını ve kartografik düzenlemeyi içeren görevler üstlendi. Araştırma Destek Topluluğu’nda yer alan diğer kurumlar da süreci destekledi; Eğitim Reformu Girişimi (ERG), dahil olacak verilerin belirlenmesi ve kategorilerin oluşturulmasına katkı sundu. 

Çocuk Odaklı Şehir Haritası neleri gösteriyor?

Çocuk Odaklı Şehir Platformu’nun içinde bulunan Çocuk Odaklı Şehir Haritası’nı, popüler harita uygulamalarından ayıran özellik, alansal ve noktasal verilerin bir arada sunuyor olması. Alansal veriler, İstanbul’da kategorik farklılaşmaları ve eşitsizlikleri gösteren analizler ve haritalardan oluşuyor. Adrese dayalı nüfus kayıt sisteminden alınan yaş, cinsiyet ve eğitim durumu gibi TÜİK verilerinin analiz edilmesiyle üretilmiş mahalle bazında veriler bu kategoride yer alıyor. Bu veriler, çocuk nüfusun yaş gruplarına göre İstanbul genelinde hangi mahallelerde yoğunlaştığını ve eğitim durumlarındaki farklılıkları gözler önüne seriyor. Noktasal veriler ise Millî Eğitim Bakanlığı Bilişim Sistemleri (MEBBİS) üzerinden alınan ve erken çocukluk döneminden lise düzeyine kadar olan kurumları içeren eğitim verileri ile belediyelerden toplanan halk eğitim merkezleri, engelli merkezleri gibi bilgileri kapsıyor. Özellikle Fatih ve Sultanbeyli ilçelerine odaklanarak bu tür yerel verilere erişim sağlıyor. 

Bana mahalleni söyle, sana erişebildiğin hizmeti söyleyeyim

Sultanbeyli’nin mahallelerinin gösterildiği renkler o mahallenin rayiç bedelini, rengin tonu ise çocuk yoğunluğunu gösteriyor (Şekil 1). Pinler ise bölgedeki okulları (okul türü, kademesi ve özel-resmi ayrımıyla) ve kütüphane, halk eğitim merkezi gibi kurumları temsil ediyor. İstanbul’a mahalle ölçeğinde bir mekansal veritabanıyla bakıldığında, İstanbul’un çocuklarının erişebildiği toplumsal kaynaklara dair yorum ve karşılaştırma yapmanın yolunu açan, coğrafi bir analiz ortaya konulabiliyor. Alansal ve noktasal veriler hizmetlerin nerelerde yoğunlaştığının ve bu hizmetlerin ihtiyaca ne kadar yanıt verdiğinin görünür olmasını  sağlıyor.

Şekil 1. Sultanbeyli mahallelerinin rayiç bedel ve çocuk yoğunluğu haritası ve Sultanbeyli’deki okullar ile eğitim dışı kamusal hizmet veren kurumlar

Kaynak: cocukodaklisehir.org/

Okullar, diğer sosyal hizmetlerle birlikte toplumsal kaynakların, ilişkilerin ve mekânların oluşturduğu çocuğun ekosisteminin parçası. Mevcut düzende bir çocuğun kamusal hizmetle, ailesi dışından yetişkinlerle, akranlarıyla karşılaşması büyük oranda okulda oluyor. Bu yüzden, bir çocuğun yakınında kendi yaş grubuna ve varsa özel gereksinimlerine yanıt veren resmi bir okul olması ya da olmaması bir mahallede çocuk olma deneyimini, mahalleden mahalleye bu deneyimin farklılıklarını ve farklılıkların nedenlerini düşünmeye başlamak için çok temel ve kritik bir bilgi. Ancak, tabii ki fiziksel bir okul binası olması çocuğun eğitime eriştiği, erişiyorsa bu eğitimin kapsayıcı ve nitelikli eğitim olduğu anlamına gelmiyor. Bu yüzden de bu ekosistemdeki diğer hizmetlerin haritalanmış olması, verilerin katmanlandırılmış olması çok değerli.

İstanbul’a ilişkin 2023-24 eğitim-öğretim verileri şehirde eğitimden kopuş olduğunu ortaya koyuyor: 2023-24’te İstanbul’da net okullulaşma oranlarında en büyük düşüş okulöncesi eğitimde yaşandı. Bunu lise kademesi takip etti. İstanbul’da, bir önceki yıla göre örgün eğitimdeki kız çocuk sayısı yaklaşık 105 bin azaldı. Eğitime erişememe/eğitimden kopuşun mahalle ölçeğinde etkisi Ayvansaray örneğiyle incelenebilir: Ayvansaray mahallesi haritada koyu maviyle gösterilmiş, yani rayiç bedeli en düşük mahallelerden ve Ayvansaray’da yoğun temsil edilen yaş grubu 0-19 (Şekil 2).

Şekil 2. Fatih mahallelerinin rayiç bedel ve çocuk yoğunluğu haritası

Kaynak: cocukodaklisehir.org/

Haritada 15 ve 21 yaş için en son bitirilen eğitim kurumuna göre istatiksel olarak anlamlı yoğunluklar da gösteriliyor. Ayvansaray’a TÜİK’in eğitime dair kategorilerileriyle bakıldığında 15 yaşta kız çocuklar için “diplomasız okur-yazar” eğitim profilinin en yüksek temsil edildiği yani İstanbul için ayırt edici düzeyde yüksek olduğu görülebilir (Şekil 3). Oğlanlar için ise anlamlı yoğunluk “ortaokul ve dengi meslek okulu”nda.

Şekil 3. Fatih mahallelerinde 15 yaşındaki kız çocukların eğitim durumlarına göre yoğunlaşmaları gösteren harita ve Fatih’teki okulöncesi eğitim kurumları

Kaynak: cocukodaklisehir.org/

Ortaokul teorik yaş grubu 10-13’tür, bu yüzden 15 yaşta çocukların ortaokulu bitirmiş olması beklenir. Ayrıca, İstanbul’da kadınlar için ortalama eğitim süresi 9,7 yıl. Bu incelemeyle, Ayvansaray’da kız çocuklar için öne çıkan eğitim profilinin neden hem şehir ortalamasının hem de oğlan çocukların eğitim durumunun altında kaldığının araştırılması gerektiği netleşmiş oluyor. Haritanın işaret ettiği bu gibi ilişkiler görünmez olduğunda, mevcut istatistiklerle ancak İstanbul’da kız çocukların ortaöğretimde okullulaşma oranının yüzde 91 olduğunu görebiliyoruz. Çünkü mahallelere göre okullulaşma oranları bilinmiyor.

Harita verilerin göstermediği ayrıntılara işaret ediyor

Haritayla, kurulan bağlantıların arkasında yatan etkenlere dair de fikir geliştirilebilir: Şekil 3’te sarı pinler özel ve resmi okulöncesi kurumları gösteriyor. Ayvansaray’da özel ya da resmi hiçbir okulöncesi eğitim kurumu olmamasının kız çocukların ev içi emeğini artırıp artırmadığı, okuldan koparıp koparmadığı odaklanılması gereken bir başlık olarak öne çıkıyor. Elbette ki haritayla belirgenleşen bağlantılarla kesin neden-sonuç ilişkileri kurulamaz. Avansaray’a gitmeden, Ayvansaraylı insanlarla konuşmadan, eğitim kurumlarının zaman içinde değişip değişmediğine bakmadan derinlikli bir sonuca varılamaz. Ancak, Çocuk Odaklı Şehir Platformu, kamuoyuyla paylaşılan verilerin mevcut formatı ve detayına dair kısıtlamalardan dolayı fark edilmesi zor bağlantı ve tabloların görünür kılınmasını sağlıyor. 

İstanbul büyüklüğünde bir şehirde, il ölçeğinde veriler çocukların koşullarını yansıtamaz. Eğitimde fırsat eşitliği, farklı koşullarda büyüyen çocukların farklılıklarından doğan ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir okul anlayışıyla sağlanabilir. Eğitim verilerini bir mekâna yansıtmadan, farklı kaynaklardan verilerle katmanlandırmadan, İstanbul’da yaşayan çocuklara ve çocukların eğitime erişimlerindeki farklılıklara dair çok az şey söylenebiliyor. Eğitimin zorunlu ve anayasal bir hak olduğu düşünüldüğünde, böyle bir kaynağın varlığı bile eğitim için çok kritik. Çünkü Çocuk Odaklı Şehir Platformu, veri boşluklarını yaratıcı bir biçimde doldurup hizmete dair boşlukları gösterebilen, sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri görünür kılabilen bir kaynak. Kamu idaresi ve sivil toplum örgütleri platform vasıtasıyla veri-temelli karar alma mekanizmalarını güçlendirebilir ve çocuklara yönelik hizmetlerini en etkin şekilde planlayabilir. Öte yandan, farklı ilgi ve çalışma alanlarına sahip olan kurumlar ya da bireyler de haritadaki filtre seçenekleri sayesinde bu haritayı alanlarına dair eksiklikleri, eşitsizlikleri ya da iyi uygulamaları görmek için kullanabilir. 

Çocuk Odaklı Şehir Platformu düzenli olarak yeni verilerle güncellenecek ve İstanbul’un başka ilçeleri de haritaya eklenecek. Ayrıca, Hatay için de deprem sonrası derlenebilen veriler kullanılarak benzer bir harita çalışması başladı. cocukodaklisehir.org platformundan açık bir şekilde paylaşılan haritalar, yayınlar ve verilere erişilebilir ve gelişmeler takip edilebilir.

Ekin Gamze Gencer

Kıdemli Politika Analisti

Bu İçerikler İlginizi Çekebilir
TIMSS 2023 sonuçları ne diyor
MESEM'li öğrenciler anlatıyor
Bir Velinin Gözünden Ekonomik Krizin Eğitime Etkisi
1 2 3 4 36 37 38
Skip to content